Kent Konseyi’nin 32. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, koruma-kullanma dengesinin ancak katılımcı ve şeffaf bir anlayışla sağlanabileceğini vurguladı.
Diyarbakır Kent Konseyi’nin 32. Olağan Genel Kurulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları ve Kent Konseyi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un başkanlığında “Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü” gündemiyle Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.
Toplantıya Eşbaşkanlar Serra Bucak ve Doğan Hatun’un yanı sıra DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ilçe belediye eşbaşkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, Kent Konseyi bileşenleri ile yurttaşlar katıldı.
Eşbaşkan Bucak: ‘Bu kentte ortak bir aklı büyütmek istiyoruz’
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Eşbaşkan Serra Bucak, toplantıya gösterilen yoğun ilgiye dikkat çekerek, “Hafta içi ve mesai saatleri içerisinde bu kadar güçlü bir katılım olacağını doğrusu beklemiyorduk. Ayakta kalan tüm arkadaşlardan özür diliyorum ancak bugün burada bir arada olmamız çok kıymetli” dedi.
Toplantının amacının yalnızca bir sorun tespiti olmadığını belirten Eşbaşkan Bucak, “Bizler bu kentte, Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü meselesi üzerinden ortak bir aklı geliştirmek istiyoruz. Hiç kimseyi dışlamadan, herkesin hakkını gözeterek, birlikte konuşmak ve birlikte çözüm üretmek istiyoruz” diye konuştu.
‘Hevsel Bahçeleri kenti besleyen bir hakikattir’
Hevsel Bahçeleri’nin tarihsel ve toplumsal önemine vurgu yapan Eşbaşkan Bucak, bu alanların yalnızca bir miras değil, yaşayan bir üretim alanı olduğunu söyledi. Eşbaşkan Bucak, “Hevsel Bahçeleri bu kenti yüzyıllardır değil, bin yıllardır besleyen bir hakikate sahiptir. Bunu en iyi orada yaşayan, orada üreten ve hâlâ üretmeye devam eden arkadaşlarımız bilir” ifadelerini kullandı.
Sur’da yaşayanların, Hevsel’de emek verenlerin ve kentin tamamının bu sürecin öznesi olması gerektiğini vurgulayan Eşbaşkan Bucak, “Sur’da doğmuş, büyümüş, orada yaşamış ya da Hevsel’de üretim yapmış herkesin bu alanlarla güçlü bir bağı vardır. Aynı zamanda kendisini bu 2 milyonluk kentin bir parçası olarak gören herkesin de söz söyleme hakkı vardır” dedi.
‘Bu toplantı bir empati ve yakınlaşma buluşmasıdır’
Genel kurulu bir empati zemini olarak gördüklerini belirten Eşbaşkan Bucak, “Biz bu toplantıyı, birbirimizi anlamak, dinlemek ve yakınlaşmak için yapıyoruz. Dicle’nin, Hevsel’in ve On Gözlü Köprü’nün bizler için ne ifade ettiğini; halkımız, yerel yönetimlerimiz, meslek odalarımız ve sivil toplumumuzla birlikte konuşacağız” diye konuştu.
Eşbaşkan Bucak, özellikle bölgede geçimini sağlayan yurttaşların taleplerinin önemine dikkat çekerek, “Orada işletmesi olan, ailesinin toprağı bulunan, yıllardır emeğiyle geçinen yurttaşlarımızın çözüm önerilerini dinleyeceğiz. Onların taleplerini yok sayan değil, birlikte çözüm arayan bir anlayışla hareket edeceğiz” dedi.
‘Kimseyi yıpratan bir dil kurmayacağız’
Tartışmaların yapıcı bir zeminde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Eşbaşkan Bucak, “Hiçbir şekilde birbirimizi yıpratan, boşa düşüren bir tutum içinde olmayacağız. Bu tartışmanın sonunda ‘iyi ki birbirimizi dinledik’ diyebilmeliyiz. Sonuç çıkmasa bile, sonuca dair umudu birlikte büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Basın emekçilerine de teşekkür eden Eşbaşkan Bucak, toplantının şeffaf ve katılımcı bir ortamda gerçekleştiğini belirtti.
‘Diyarbakır sorunlarını birlikte çözme geleneğine sahiptir’
Eşbaşkan Doğan Hatun ise Diyarbakır’ın çok sesli ve çok renkli yapısına dikkat çekerek, “Diyarbakır, tüm renkleri ve sesleriyle sorunlarını her zaman bir araya gelerek çözmüştür” dedi.
Bugünkü toplantının temel amacının çözüm üretmek olduğunu ifade eden Eşbaşkan Hatun, “Eleştirilerimiz yıkmak için değil, çözüm üretmek için olmalıdır. Burada herkesin fikrini özgürce ifade edeceği bir zemin oluşturduk” diye konuştu.
‘Kayyım sürecinin yarattığı tahribatı birlikte onaracağız’
8 yıllık kayyım sürecine işaret eden Eşbaşkan Hatun, “Bu süreçte şehrin birçok sorunu kontrolden çıktı. Bugün burada, bu sorunları yeniden düzene koymak için bir araya geldik” dedi.
Sur ve On Gözlü Köprü çevresine ilişkin geçmiş deneyimleri hatırlatan Eşbaşkan Hatun, “Daha önce de şehir kurumları bir araya gelmiş, şehir için neyin doğru olduğuna dair ortak çözümler üretmişti. Bugün de aynı yöntemi izliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Kimse kaybetmeyecek, kimse mağdur edilmeyecek’
On Gözlü Köprü çevresindeki işletmelerin durumuna değinen Eşbaşkan Hatun, “Burada bir düşmanlık yok. Kimseyi kaybetmek, kimseyi mağdur etmek istemiyoruz. Esnafımız konuşsun, kurumlarımız UNESCO Dünya Mirası çerçevesinde değerlendirmesini yapsın ve hep birlikte bir çözüm bulalım” dedi.
Eşbaşkan Hatun, toplantıdan kimsenin kırgın ayrılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Ne kurumlarımız, ne esnafımız ne de Diyarbakır halkı… Herkes bu süreçten memnun ayrılmalı” diye konuştu.
‘Burası çözüm yeridir’
Eşbaşkan Hatun konuşmasını, “Bugün burada belirleyeceğimiz yol haritası üzerinden yürüyeceğiz. Diyarbakır halkı sorunlarını her zaman birlikte çözmüştür. Bu yöntemle bu meseleyi çözersek, diğer sorunları da aynı anlayışla çözeceğimize inanıyorum. Burası çözüm yeridir” sözleriyle tamamladı.
‘Bu miras yerel demokrasi olmadan korunamaz’
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü’nün yalnızca Diyarbakır’ın değil, dünyanın ortak kültürel mirası olduğunu belirterek, meselenin bir çevre sorununun ötesinde kültürel miras, yerel demokrasi ve uluslararası sorumluluk boyutları bulunan çok yönlü bir konu olduğuna dikkat çekti. Eren, kayyım sürecinde alanın ciddi tahribata uğradığını ifade ederek, ağaç kesimleri, kaçak yapılaşma ve tarım alanlarının tahribi gibi sorunlara ilişkin bugüne kadar Meclis’te çok sayıda soru önergesi verdiklerini ancak sorunun giderek daha girift hale geldiğini söyledi.
Çözümün ortak akıl ve katılımcı mekanizmalarla mümkün olacağını vurgulayan Eren, 2014 yılında UNESCO tarafından onaylanan Alan Yönetimi Planı’nın güncellenerek yeniden uygulanması, kaçak yapıların ivedilikle kaldırılması ve Dicle Nehri’ne özel koruma statüsü tanınması gerektiğini ifade etti. Yerel halkın sürece etkin katılımının önemine işaret eden Eren, “Bu kent sahipsiz değildir. Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü’nün korunması, yerel demokrasi işletilmeden mümkün değildir. Yeter ki Diyarbakır halkının sesi yönetime yansısın” dedi.
‘Bu tarihi birlikte korumak zorundayız’
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Kent Konseyi toplantısına gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, Kent Konseylerinin yerelden ve yerinden demokrasinin en meşru zeminlerinden biri olduğunu söyledi. Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü’nün binlerce yıllık bir miras olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, “Bu alanlar yalnızca bugünün değil, tarihin kendisidir. Hem kültürel mirası ve arkeolojiyi koruyan hem de orada yaşayan, emek veren yurttaşların haklarını gözeten ortak bir zemin yaratmak zorundayız. Diyarbakır’ın 2 milyonluk nüfusu ve her yıl kente gelen milyonlarca ziyaretçi düşünüldüğünde, burası ortak geleceğimizdir ve bu geleceği uzlaşıyla korumak hepimizin sorumluluğudur” dedi.