Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Barışa Yürümek: Sur’da Kolektif Hafıza Yürüyüşü”nde yurttaşlar, Sur’un çok katmanlı tarihine tanıklık eden hafıza mekânlarını ziyaret ederek geçmişle yüzleşme, toplumsal hafıza ve barış arasındaki ilişkiyi tartıştı.
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında “Barışa Yürümek: Sur’da Kolektif Hafıza Yürüyüşü”, Sur’da gerçekleştirildi. Hakikat Adalet ve Hafıza Merkezi’nden Dr. Noémi Lévy-Aksu ile Derya Bozarslan tarafından tasarlanan yürüyüş, 18-35 yaş aralığındaki yurttaşların katılımıyla gerçekleştirildi.
Dağkapı Meydanı’nda başlayan yürüyüş; Saray Kapı, Dört Ayaklı Minare, Surp Giragos Ermeni Kilisesi, Surp Sarkis Kilisesi, Ortak Vicdan Anıtı ve Ermeni Kabristanı gibi hafıza mekânlarında yapılan duraklarla devam etti. Farklı tarihsel kırılmaların Sur’un dokusunda bıraktığı izlerin konuşulduğu program, İstasyon Meydanı’nda sona erdi.
Yürüyüş boyunca katılımcılar, mekânların hafızayı yeniden üreten canlı alanlar olduğuna dikkat çekerek geçmişle yüzleşmenin demokratik bir gelecek kurmanın temel adımlarından biri olduğunu vurguladı. Katılımcılar; ses kayıtları, notlar, fotoğraflar ve kısa videolarla tanıklıklarını kayıt altına aldı. Bu materyallerin ortak bir dijital hafıza atlasında bir araya getirileceği belirtildi.
Geçmişle yüzleşmek
Hafıza yürüyüşünün tasarımcılarından Derya Bozarslan, yürüyüşe dair değerlendirmelerde bulundu. Diyarbakır’da doğup büyüdüğünü belirten Bozarslan, hafıza turunun kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Bozarslan, “Diyarbakır’da doğdum büyüdüm. Bu hafıza turu benim için ayrıca bir öneme sahip. Çocukluğumdan beri duyduğum, bildiğim hikâyelerin gençlere aktarılması benim kişisel hafızam açısından çok önemli. Hafıza Merkezi’nin de bir işi olduğu için bu çalışmayı çok önemsedik. Bu foruma davet edildiğimizde tam da böyle bir çalışmayla dahil olabileceğimize karar verdik. Çünkü bu forumda barışı konuşurken geçmişle yüzleşmenin ve hakikatlerin de konuşulması gerektiğini yaptığımız çalışmayla ön plana çıkardık. Bu yüzden hafıza turu programını oluşturduk” dedi.
‘Farklı hafızaları bir arada değerlendirmeden barış mümkün değil’
Hafıza yürüyüşünün akademik çerçevesini oluşturan Dr. Noémi Lévy-Aksu ise hafıza yürüyüşlerinin dünyada hafıza çalışmalarında benimsenen önemli yöntemlerden biri olduğunu vurguladı. Lévy-Aksu, “Bu yürüyüş genel olarak dünyada hafıza çalışmalarında benimsenen bir formattır. Hafıza yürüyüşüyle birlikte farklı katmanları konuşturmaya çalışıyoruz. Bugün de 1915, 1990’lar ve 2015 yıllarının hafızalarının birbirini nasıl konuşturabileceğini; farklı deneyimler, farklı bakış açıları ama aynı zamanda farklı direnişler arasındaki bağların nasıl kurulabileceğini tartıştık. Bu, bir bilgi üretimi olduğu kadar aynı zamanda bir barış perspektifi sunuyor. Çünkü farklı toplumları ve farklı hafızaları bir arada değerlendirmeden barışın mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Bu yüzden geçmişle yüzleşme ve toplumsal hafıza için bu tür yürüyüşleri önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Katılımcılar deneyimlerini paylaştı
Katılımcılardan Burcu Karakaş, yürüyüşün kendisi açısından öğretici ve duygusal bir deneyim olduğunu belirterek, “Ben aslında burada büyüdüm ama bugün Sur’un hafızasını tazelemek ve bilmediklerimizi öğrenmek için bu tura katıldım. Benim için çok faydalı oldu. Bildiğimiz konuların üzerinden geçmiş olduk, aynı zamanda bilmediklerimizi de öğrenmiş oldum. Tam da sürecin devam ettiği bir dönemde bu turun düzenlenmiş olmasının özellikle önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü geçmiş ile bağ kurmadan bugünü kurmanın çok da mümkün olmadığını biliyorum ve bunu hepimizin içselleştirmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
‘Barış hepimize çok iyi gelecek’
Selin Işık ise yürüyüşün kolektif hafıza açısından önemine dikkat çekerek, “20 arkadaşla birlikte bu yürüyüşü yapmış olmak bana çok iyi hissettirdi. Çünkü kentin hafızasını diri tutmanın bir yolu da halkın hafızasını diri tutmaktan geçiyor. Bazı yerlerde çok iyi hissettim, bazı yerlerde çok öfkelendim ama yalnız olmadığımı da fark ettim. İyi ki böyle bir yürüyüş gerçekleşti ve ben de katılmış oldum. Bu yolda hepimize barışın çok iyi geleceğini biliyorum ve hissediyorum. Bugün hissettiğim şeylerden biri de buydu” dedi.
Katılımcı Hamza Görücü de hafıza ile yüzleşmenin barışa olan inancı güçlendirdiğini belirterek, “Bu yürüyüşe katılmadan önce düşündüğüm şey, Sur hafızasında yaşadıklarımızın hem acı hem de güzel yanlarını anlamaktı. Burada duygularımı barışa nasıl yönlendirebileceğimi fark ettim. Barışın önce insanın kendini sorgulamasıyla başladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
