Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde 5 gün boyunca düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, 67 panel, atölye, söyleşi, sergi ve kültür-sanat etkinliğiyle toplumsal barışın dilini; çok dillilik, kültürel çoğulculuk, demokratik çözüm, hafıza, sanat ve ortak yaşam tartışmaları üzerinden kurdu. Kapanışta konuşan Eşbaşkan Doğan Hatun, barışın sesinin sanatla, dille, kültürle ve toplumun bütün renkleriyle güçleneceğini belirtti.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, 12-16 Mayıs tarihleri boyunca kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen yoğun programıyla toplumsal barış, demokratik çözüm, kadın özgürlüğü, ekoloji, kültür, dil, hafıza ve yerel demokrasi başlıklarını geniş bir katılımla tartışmaya açtı.
67 etkinlik düzenlendi
Akademisyenler, siyasetçiler, hukukçular, gazeteciler, sanatçılar ile kadın, ekoloji ve sivil toplum örgütlerinden 120’nin üzerinde ismin katıldığı forum kapsamında; panel, konferans, atölye, film gösterimi, sergi, tiyatro oyunu ve müzik dinletilerinin de aralarında bulunduğu 67 etkinlik düzenlendi.
Forum süresince; barışın hukuki zemini, Ortadoğu’da barışın imkânları, barış gazeteciliği, toplumsal hafıza, gençliğin demokratik siyasetteki rolü, dil hakları, ekolojik yaşam ve kültürel çoğulculuk gibi çok sayıda başlık farklı oturumlarda ele alındı.
5 gün boyunca kentte barışa odaklanan forumun kapanış programı ise Cemil Paşa Konağı’nda gerçekleştirildi. Forumun kapanış programına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ilçe belediye eşbaşkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Forumun kapanışında Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile forum koordinasyonu adına Ömer Saman değerlendirmelerde bulundu.
‘Bir diyalog alanı oluşturduk’
Açılış konuşmasını yapan Forum Koordinasyon Üyesi Ömer Saman, forumun toplumsal barışın güçlendirilmesi amacıyla düzenlendiğini belirterek şunları söyledi: “Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu; toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya gelerek barışı, özgürlüğü ve demokratik yaşamı birlikte tartışabileceği çoğulcu bir zemin oluşturmayı hedeflemektedir. Beş gün boyunca Amed’in birçok mekânında çeşitli atölyeler, paneller, tiyatro ve sinema gösterimleriyle toplum temelli bir diyalog alanı oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Forumun ardından ortaya çıkan tartışmaları ve deneyimleri, kentte barışın ve demokratik yaşamın güçlenmesine katkı sunacak kolektif bir birikim olarak değerlendiriyoruz.”
‘Barış demokratik bir sistemle mümkün’
Ardından çevrim içi olarak programa katılan Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed konuştu. Ahmed, toplumsal barışın demokratik bir sistemle mümkün olacağını belirterek, “Uzun yıllar boyunca tek dil, tek kimlik ve tek kültür anlayışı toplumlar arasında derin krizlere yol açtı. Suriye’de Kürtlerin kimliği ve dili inkâr edildi, halklar arasında ayrışma yaratıldı. Gerçek toplumsal barış; farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit biçimde tanındığı, kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı demokratik bir sistemle mümkündür. Yeni bir Suriye için tüm halkların haklarını güvence altına alan yeni bir anayasa şarttır” dedi.
‘Birlikte çalışırsak barışın yolunu açık tutacağız’
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun ise forumun uzun bir hazırlık sürecinin ardından gerçekleştirildiğini belirtti. Hatun, şunları kaydetti: “15 yıl aradan sonra bu forumu Diyarbakır’da yeniden gerçekleştirdik. Sekiz ay boyunca büyük bir emek verildi. Bu forum bize; çok dilliliğin, çok kültürlülüğün ve birlikte yaşamın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Son yıllarda toplumdan nelerin eksiltildiğini, kültürün, sanatın, dilin ve ortak yaşamın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gördük. Bu beş gün içinde toplumun barışa ne kadar ihtiyaç duyduğunu çok net gördük. Atölyelerde insanlar daha fazla konuşmak, daha fazla paylaşmak istedi. Açılan bu kapı daha da büyüyecek. Barışın sesi; sanatla, dille, kültürle ve toplumun bütün renkleriyle güçlenecek. 27 Şubat 2025’te başlayan yeni süreçle birlikte Türkiye’de barışın yeniden konuşulduğu bir dönemdeyiz. Bu forum da toprağa düşen bir su damlası, bir fidan gibi oldu. O su, o barış fidanını büyütecek ve yaprakları tüm dünyaya yayılacak. Eğer birlikte çalışırsak barışın yolunu açık tutacağız, çok kültürlü ve çok dilli yaşamı daha da büyüteceğiz” dedi.
‘Demokrasi barışın güvencesidir’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da forumun önemli bir hafıza oluşturduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Toplumsal barış, özgürlük ve adalet demokrasinin üç temel ayağıdır. Türkiye bugün tarihi bir dönemeçtedir ve hukuk ile demokrasi barışın güvencesidir. Barış; halkların kendi diliyle, kültürüyle ve inancıyla eşit yurttaşlar olarak yaşayabilmesidir. Korkularımızı ve tabularımızı aşarak birbirimize barış elini uzatmalıyız. Bu forumda sanatçılar, akademisyenler ve aydınlar farklı yöntemleri ve barışın dilini tartıştı. Burada ortaya çıkan fikirlerin takipçisi olacağız. Çünkü barışı ilmek ilmek işlemek hepimizin sorumluluğudur.”
Avrupa Birliği Delegasyonu mesajı
Forumun kapanış programına Avrupa Birliği Delegasyonu da mesaj gönderdi. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “Diyarbakır’da böylesine önemli bir dönemde barış forumuna ev sahipliği yapılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Avrupa Birliği de bir barış ve refah projesidir. Forumdaki yoğun katılım ve tartışmalar son derece değerliydi. Sonbaharda Diyarbakır’da yeniden bir araya gelmeyi umuyoruz.”
Kapanış programının ardından forum, “Hafızanın Sesleri: Kürt, Bask ve Calabria Müziklerinde Yas, Direniş ve Umut” başlıklı müzik etkinliğiyle sona erecek.
